16 Ocak 2018 Salı

Yeni Nesil Görüntülü Sohbet Sitesi

Yeni Nesil Görüntülü Sohbet Sitesi

Cafecanli.com, yeni nesil kameralı sohbet sitelerinden biri. Haftanın 7 günü, günün 24 saati canlı sohbet edebileceğiniz bir bayan üyeyi bulabileceğiniz sitede bir çok özellik mevcut.

VIP ve Business Class üyelikleriyle, sohbet etmenin yanı sıra mesajlaşma, odalarda farklı renkle ve fotoğrafla listelenme gibi bir çok ek özellikte getiriyor.

Ayrıca model arama özelliği sayesinde canlı sohbet etmek için hızlı biçimde model araması yapabilirsiniz. Favorilerinize ekleme yaptığınızda bir modeli takip etmeniz de son derece kolaylaşıyor.

Cafecanli.com, süre kampanyaları sayesinde (60dk. alana 15dk., 30dk. alana 20dk. gibi) uygun fiyatlarla sohbet dakikaları satın alabilir, hediye sürelerle de uzun süreler sohbet edebilirsiniz.

Bazı süre kampanyalarının yanında VIP ve BC paketlerinin de hediye olduğunu hatırlatmak isteriz.

Canlı destek hizmetinin son derece iyi olduğu sitede, görüntülü chat yapmak isteyen tüm üyelere teknik destek imkanı da sunuluyor.

Ayrıca sıkça sorulan sorular kısmından görüntülü sohbet konusunda öğrenmek istediğinize her konuda bilgi sahibi olmanız mümkün.

14 Ocak 2018 Pazar

Mate Çayı ile Zayıflama

Mate Çayı ile Zayıflama

Yağ yakımında yardımcı rol oynayan mate çay yağ yakım hızını çok etkili bir şekil ile de artırıyor.
Metabolizmanın hızlanmasında da büyük bir yardımcıdır. Doktor Torben Anderson tarafından 2004 yılında Danimarka’da bulunan Charlottenlund Medical Centre` de sağlıklı kişi katılımları ile de yapılmakta olan tespit sonucunda 45 günlük süreçte mate çay ile ekstresi kullanmakta olan kişilerde 5 kg kilonuz için kayıp yaşanmakta iken, normal bir biçimde mate çay tüketen kişiler için ise kilo kaybının yaşanmamakta olduğu görülüyor. Mate çaya yönelik olarak bulunmakta olan bu türden bulgu durumu için ise bol miktarlı tavsiyeler var.

Mate çayı kullanımı şifası

Mate Çay bütün dünya üzerinde obezite tedavisinde de kullanılıyor. Vücuttaki yağın emilim durumlarını gideriyor. Yağları hızlıca yakılma durumunu sağlıyor ayrıca da vücutta bulunan suyun da atılma durumunu kolaylaştırmaktadır. Gün içinde 3 fincan içip erken yaşlanmanın da önüne geçmeniz mümkündür. Mate çayınızı yalnız bir şekilde demleyip tüketin. Bunun yanı sıra yeşil çay ile de karıştırıp demlemeniz mümkün oluyor. Öneri olarak ise yeşil çay yanında karışımı sağlanarak tüketimi gereklidir. Sıklıkla tüketilmesi yanı sıra devamlılık önemli iken, taze tüketilmesi gerekir. Fayda görmek için bu durum şart olmaktadır.

Mate Çayının hazırlanması

1 litre kaynamış olan su içerisine malzemeyi koyarak sonrasında ise karışımın kaynamasından önce 15 dakika demlenmesini sağlayın. Sonrasında ise süzdüğünüz çay karışımını dilediğiniz şekilde soğuk ya da sıcak bir şekilde içerisine birazcık limon eklemesi yaparak tatlandırdığınız çay hazır. Üç gün içinde kilonuzdaki farkı ve etkiyi gözle görülür kıvamda izleyeceksiniz. Kullanılması gereken malzemeler ise, 1 tatlı kş. mate yaprakları, 1 tatlı kş. Biberiye, 1 tatlı kş kekik, 2 tatlı kş yeşil çay, 1 tatlı kş. funda yaprağı kullanılması gereklidir.

Çölyak Nedir, Nasıl Anlaşılır?

Çölyak Nedir, Nasıl Anlaşılır?

Ülkede çok yaygın görülen fakat pek bilinmeyen birçok hastalıktan birinin adı çölyak hastalığıdır.

Bilgi eksikliğinin az oluşu hastalığın erken engellenemiyor olmasına sebep oluyor.

Bu durumdan ötürü daha da tehlikeli bir hastalık oluyor.

Çölyak hastalığı her yaşta görülebiliyor olsa da 8-12 aylık çocuklarda çok daha sık görüldüğü gözüküyor.

Çölyak Nedir?

Çölyak ince bağırsağın Gluten proteinine karşı alerjisi anlamına geliyor.

Çölyak hastaları buğday, arpa, çavdar gibi Gluten içerikli birçok yiyecekten uzak durmak zorunda kalıyor.

Çölyak Hastalığını Nasıl Anlıyoruz?

Çölyak hastalığı belirlenmesi de tıbbi olarak kolay olsa da dışarıdan gözüken bir tanısı bulunmuyor.

Bu da ailelerin doktorlara geç başvurmasına sebep oluyor.

Çölyak hastalığının belirtileri arasında 12-24 aylık bebeklerin ishal ya da kabızlık yanında kusma yer alıyor.

Bunun yanı sıra mide gazı, şiddetli karın ağrısı, aşırı kilo kaybı ve çocukların gerişim geriliği gibi belirtilerde çölyak hastalığına işaret ediyor.

Kansızlık, iştahsızlık, aşırı sinirli olma durumu, ciltte kaşıntılar, bezginlik hissi karın bölgesinde bir şişlik görüldüğünde de çölyak hastalığından şüphelenilebiliyor.

Tıbbi olarak ise kan testi ve ince bağırsak biyopsisi ile çölyak olup olmama durumu anlaşılıyor.

Genellikle çölyak hastalığı görülen kişilerde onunla bağlantılı diğer hastalıklarda meydana çıkıyor.

Her ne kadar ince bağırsağın alerjisi olarak bilinse de alerji testleri ile çölyak hastalığı teşhis edilemiyor.

Çölyak Hastalığının Tedavisi

Çölyak hastalığı eğer diğer hastalıklara yol açmadıysa tek tedavi yöntemi Glutensiz bir diyet şeklidir.

Hiçbir şekilde Gluten almamak gerekiyor, alınan ufak bir miktar Gluten bile hastalığın tekrarlamasına yol açıyor.

Hastalığın geçebilmesi için alternatif tıp yolları bulunmuyor, bu diyeti de bozmak başka hastalıklara yol açabiliyor bu nedenle hastalığa yakalanıldığında çok dikkat etmek ve kısa zamanda doktora başvurarak onun gözetiminde bir diyet uygulanması gerekiyor.

Yeşil Çayın Faydaları ve Zayıflamaya Etkisi

Yeşil Çayın Faydaları ve Zayıflamaya Etkisi

Özellikle sağlıklı yaşamak isteyenlerin ve fazla kilolarından kurtulmak isteyen kişilerin vazgeçilmezi olan yeşil çayın bunun dışında da insan vücudu için birçok faydası vardır.

Yeşil çay bildiğimiz siyah çay ile aynı bitkinin yaprağıdır.

Ancak yeşil çayın bitkileri fermente edilmediği için bu çay siyahlaşmaz.

Fermente edilmediği için de içerisindeki antioksidanlar aynı şekilde korunur.

Yeşil çayın efsane haline gelen faydaları da bu antioksidanlardan kaynaklanıyor.

Kalp ve Damar Sağlığını Koruyor

Yeşil çayın vücut için en önemli faydalarından birisi kalp ve damar sağlığını korumasıdır.

Öncelikle yeşil çayın içerisinde bulunan antioksidanlar damar ve dolaşım sistemini zararlı maddelerden koruyor.

Bunun yanı sıra antienflamatuvar yani iltihap giderici kateşinleri sayesinde damar çeperlerini saran endotel hücrelerinin sağlığına olumlu etki yapar.

Ancak yeşil çayın içerisinde kafein olduğunu da unutmamak gerekir.

Bu açıdan tüketimini çok abartmamak gerekiyor.

Diş Etlerini Koruyor

Yeşil çayın en önemli faydalarından birisi de diş etlerini korumasıdır.

Ağızda yaşayan birçok bakteriyi öldüren yeşil çay, diş çürümesini önleyerek ağızdaki asit oluşumunun önüne geçer.

Ayrıca ağız kokusunu gidermek için de tüketilebilir.

Kanser Riskini Azaltıyor

Yeşil çay üzerine yapılan derin araştırmalar bu çayın prostat, kolon, göğüs, akciğer, mesane ve ağız kanserini önleyebilme gibi bir işlevinin olduğunu kanıtladı.

Yeşil çayın içerisindeki kateşinler kanserin yayılmasını önler ve etkilerini azaltabilir.

Ayrıca bazı hücrelerin fazla yaşayarak kanser hücrelerine dönüşmesine de engel olurlar.

Yeşil Çay İle Zayıflama

Yeşil çayın tüketilmesinin en büyük sebebi fazla kilolardan kurtulmaktır.

Zira bu bitkinin en büyük faydası zayıflama konusundadır.

Yeşil çayın içerisinde bulunan kafein metabolizmayı hızlandırır ve zayıflamanızı sağlar.

Bunun yanı sıra yağ yakma konusunda da önemli bir işleve sahip olan bu çayı günlük belirli bir sınırda tüketerek kilo vermek mümkündür.

Kol Kireçlenmesine Ne İyi Gelir?

Kol Kireçlenmesine Ne İyi Gelir?

Kol kireçlenmesi, tıp literatüründe osteoartrit ismi ile anılan bu rahatsızlık halk ağzında ise kireçlenme şeklinde isimlendirilmektedir.

Kireçlenme hastalığı bireylerde epeyce sıklıkla karşılaşılan bir eklem rahatsızlığıdır.

Bu rahatsızlık kişilerin eklem kısımlarında, şişmeye, devinim sırasında farklı eklem kısımlarından farklı sesler çıkmasına ve hareketsizliğe neden olur.

Kireçlenme ya da başka ismiyle osteoartrit kol eklem bölgelerinde bulunan kıkırdak doku faaliyetlerini yitirerek incelir.

Bu sebeple de kıkırdağın etrafında osteofit ismi verilen kemik çıkıntıları ortaya gelir.

Kol ekleminin şişme sebebi ile bağ kısımları kalınlaşma göstererek eklemi korumaya almak maksadıyla kasılma oluşur.

Ortaya çıkan bu oluşumlar sonucunda eklemler olması gereken biçimde yapılarak kendilerini yenileme yapamazlar.

Bu hallerde ise kireçlenme hastalığı ortaya çıkmış olur.

Kol Kireçlenmesine Kimlerde Rastlanır

Menopoza girmiş kadınlarda, devamlı şekilde ağır işlerde çalışan kişilerde, romatizmayla ilgili eklem hastalığı ya da eklem bölgelerinde enfeksiyon rahatsızlığı olan kişilerde, ilerlemiş ve orta yaştaki bireylerde, bilhassa kadınlarda, epeyce kilolu bireylerde, irsi olan eklem hastalığı olan bireylerde, irsi olarak ailesinde ki bireylerde bu rahatsızlığı yaşayan kişilerde karşılaşılır.

Kol Kireçlenmesine İyi Gelen Bitkisel Tedavi

havuç, bir çay kaşığı ucu kadar tarçın, toz zencefil ve karabiber, 1 su bardağı suyun içerisinde kaynatılması ile tüketilir.

Hazırlanan bu karışım sürdürülerek bir ay süre boyunca her gün iki kere taze tüketimi yapılır.

1 tane yeşil soğan doğranması ile yarım su bardağı suyun içerisinde kaynaması sağlanarak akabinde tüketilir.

Bu karışım her gün üç defa taze hazırlanarak tüketilmesi kireçlenmeye epeyce yararlı gelmektedir.

Kaynamış suyun içerisine bir parça yabani elma çiçeği eklenerek demlenmesi sağlanır akabinde süzülmesi yapılarak dinlenmesi sağlanır.

Peşinden süzülen sıvıyla beraber kaynatılmış ıhlamur suyu ile karıştırılması yapılır her gün sistemli şekilde üç defa bir bardak ölçüsünde tüketimi yapılır.

Ekinezya Nedir? Ekinezya'nın Faydaları Nelerdir?

Ekinezya Nedir? Ekinezya'nın Faydaları Nelerdir?

Ekinezya öncelikle bağışıklık sistemi olmak üzere daha birçok hastalık konusunda faydalı olan, koza çiçeği ve erguvan gibi farklı isimlerle de bilinen, yetiştiği yerlerde uzun süre dayanan bir bitkidir.

Eski zamanlarda kişilerin rahatsızlıklarına müdahale etmek için kullanılırdı.

İçerisinde bulunan farklı etken maddeler sayesinde birçok farklı hastalığın tedavisinde ekinezya bitkisinden yararlanabilmektedir.

Ekinezyanın Sağladığı Faydalar

Ekinezya bitkisi öncelikli olarak bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesinde yardımcıdır.

Beyaz kan hücrelerinin oluşumunda önemli yer tutmaktadır.

Difteri sıtma, kan zehirlenmesi, solunum yolu enfeksiyonları, cilt sorunları ve idrar yolu enfeksiyonları gibi birçok hastalık durumunda olumlu etkileri bulunmaktadır.

Bitkiyi çay olarak içen kişilerde vücutlarındaki vitamin değerini yükseltici etkisi bulunmaktadır.

Ekinezya bitkisi hakkında tam olarak detaylı bir araştırma yapılmamış olmasına rağmen, eski dönemlerden bugüne kadar farklı birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmış ve fayda görülmüş bir bitkidir.

Ekinezya Bitkisi Nasıl Tüketilebilir?

Ekinezya bitkisi en çok kullanım olarak çayı yapılarak tüketilmektedir.

Bitkinin faydalı olabilecek en önemli yeri kökleridir.

Bu yüzden yapılan ekinezya çayı bitkinin köklerinden hazırlanarak elde edilmektedir.

Çay hazırlanırken belirli ölçüdeki ekinezya bitkisinden sıcak suyun içerisine atılarak beş ile on dakika arasında demlenmesi beklenmeli ve sonrasında da rahatlıkla tüketilmektedir.

Ekinezya çayı tüketimi konusunda dikkat edilebilecek hususlardan bir tanesi de belirli bir dönem tüketildikten sonra ara verilmesinin faydalı olacağıdır.

Ekinezyanın Zararlı Etkileri

Her bitkide olduğu gibi ekinezya bitkisinin tüketimi konusunda da bitkinin alerji yapabileceği riski unutulmamalıdır.

Bu yüzden belirli rahatsızlıkları olan kişilerin, ekinezya bitkisini doktora danışarak kullanması daha sağlıklı olmaktadır.

Özelliklede diğer bazı bitki gruplarına karşı reaksiyon gösteren kişilerin daha dikkatli olması gerekmektedir.

Bitkinin alerjik anlamda etkilediği kişilerde ciddi sıkıntılar meydana gelebilmektedir.

Çocuklar İçin Kişisel Gelişim

Çocuklar İçin Kişisel Gelişim

Kişisel gelişim, bireyin kendini yaşama hazırlarken aynı zamanda kendi bireysel özelliklerinin farkına vararak, sağlıklı ve donanımlı bir karakter olarak yaşamına devam etmesini sağlayan önemli bir kavramdır.

Bu husus geçmişe nazaran günümüzde hemen hemen tüm toplumlarda en önemli unsurlardan biri haline gelmiştir.

Bireyin kişisel gelişimini destekleyerek, daha mutlu ve başarılı bireyler haline gelmesini sağlayan pek çok yenilik görülmektedir.

Kişisel gelişime yönelik hazırlanan programlar, seminerler ve kitaplar da bu çalışmaların başında gelen etkinliklerdir.

Bireyin kişisel gelişimi sadece kısıtlı bir süreci kapsamadığı için gelişimin yaşam boyu sürmesi düşünülmelidir.

Çocukta Kişisel Gelişimi Etkileyen Faktörler

Eğitim bilimleri ve Psikoloji alanında yapılan birtakım çalışmalar sonucunda bireyin karakter gelişiminin okul öncesi dönem olarak nitelendirilen 0- 6 yaş arasında şekillendiği bilinmektedir.

Çocuk, kişilik özelliklerinin bir kısmını genlerle ailesinden alırken, diğer yandan yaşadığı sosyal hayatın da kişisel yaşamına etkileri olmaktadır.

Bu hassas dönem süresince ailenin çocuklara yaklaşımı ve sunulan uyarıcıların önemi oldukça büyüktür.

Çocuğa sunulan en zengin uyarıcı ise okul öncesi eğitim kurumları tarafından sağlanmaktadır.

Sosyal yaşam kurallarını, etkinlikler ve oyunlar aracılığı ile öğrenen çocuklar, öz güven duygusu da kazanırlar.

Okul Öncesi Eğitim ve Aile

Okul öncesi eğitim kurumlarının kişisel gelişime etkileri incelendiğinde, geçmişte okul öncesi eğitim kurumlarına ilginin oldukça kısıtlı olduğu, günümüzde ise okul öncesi eğitim kurumlarına ilginin artmış olduğu görülmektedir.

Okul öncesi eğitimin yaygınlaşması sonucunda ise çocukların sağlıklı kişisel eğitim sürecinden geçerek hayata hazırlandıkları görülmektedir.

Çocuk aile ve okul üçgenindeki sağlıklı iletişim çocukların gelişimi ve mutlu olmaları açısından oldukça önemli hususlardır.

Bu nedenle henüz yaşamın temellerinin atıldığı okul öncesi döneminden itibaren çocuklar ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda desteklenmelidir.

Çocukların yetenekli olduğu alanlar ve istekleri belirlenerek bu alanlarda destek almaları sağlanmalı, böylece sağlıklı ve mutlu nesiller yetiştirmek hedeflenmelidir.

Bu yazı daha önce diğer blogum olan yeraltiyazilari.com da yayımlanmıştır.